22 Eylül 2016 Perşembe

#WHATIWORE: 15.09.2016

Herkese yeniden merhaba!


Moraller adeta bozuk, yılın belki de son şortlarını giymekteyiz. Hele benim gibi tüm yazını "tişört + şort" geçirmiş biri için büyük bir depresyon kapıda. Yaz boyunca o kadar rahattım ki; tişörtünü giy altına kot şortunu geçir, bir de en sevdiğin terlik. Benden mutlusu yok. 


Sanırım yazın bitişi beni en çok bu en sevdiğim yaz kombinimden uzak kalacağım için üzüyor. Yoksa yaz tatili de oldukça yordu diyebilirim. Yorma noktası da sürekli yatma modu kesinlikle. Ben sanırım fazla düzenli hayat; fazla iş güç insanıyım. 3 günden fazla yatmak beni mahvediyor. Hemen bir uğraş bulmazsam hikayenin sonunu ne siz sorun ne ben söyleyeyim ahaha.


Bu karede harika bir gün batımı yakalama amacımız vardı ama maalesef olmadı. Gerçek bir gün batımı fotoğrafı bulursanız; bunun yanına "HAYALLER | GERÇEKLER" diye ekleme yapalım derim.


Aldanma çocuksu mahsun yüzüne,
Mutlaka terk edip gidecek bir gün.
Kanma sever gibi göründüğüne,
Seni sevmiyorum diyecek bir gün.

(kjlkf sinirler bozuk)


Bu kadar boş muhabbetten sonra gelelim yine hiçbir aksiyonu olmayan kombinimin detaylarına. Üstümde bu yaz en çok kullandığım, özellikle yaz okuluna giderken üstümden çıkaramadığım bir kombin mevcut. Olay basit. Güzel kalıplı düz bir tişört, rahat ve üstünüze oturan bir kot şort, en rahat terlikler. Püf noktamız da aksiyonumuza aksiyon katacak aksesuarlarımız... 


Yaz hiç bitmesin, şortlar bizi terk etmesin!


Sevgiler ve kocaman öpücükler.
Ali. <3


Gözlük: Ray-Ban
Tişört: IAMNOTBASIC
Şort: ZARA
Terlik: Koton
Çanta: GAP
Bilezik: Cartier
Yüzük: Pandora



4 Eylül 2016 Pazar

#WHATIWORE: 31.08.2016

Herkese yeniden merhaba!


Uzun bir aradan sonra bir post yazmak için tekrardan bilgisayarımın başına geçtim. Malumunuz devamlı olarak #whatiwore yani #bugünnegiydim postları hazırlıyorum ama sanırım bu seferki konu bir tık daha farklı oldu. Hatta buna #bugünnegiymedim başlığı atsam daha yerinde olurdu sanırım ahaha.


Yaz okulunu da büyük bir iftiharla tamamladıktan sonra artık bir tatil yapabilmek için yaz bitmeden, kendimi yazlığa attım. Her ne kadar deniz, güneş insanı olmasam da ilginç bir şekilde akşama doğru plajların o sakinliğini ve serinliğini çok ama çok seviyorum.


Ee plajda olunca, evimiz de plajın hemen karşısında olunca terlik bile giymeden denize gidiyoruz, #yazlıkçırulez. Instagramda çok sorulan bu şortumu da yeni sezonda H&M'den satın almıştım, sanırım ₺39 gibi bir fiyatı vardı. Ha eklemeden geçemeyeceğim, bacaklarımın kusuruna bakmayın. Cildimin hassasiyetinden mütevellit buna sıcaklar da eklenince epilasyon sonrası ufak bir tahriş sorunu yaşadım. Şu an her ne kadar atlatmış olsam da, gerçekten bacaklarımdaki bu kırmızı noktalar her baktığımda moralimi yerle bir ediyor.


Hep söylerim; beach club'a gidip 100'lerce lira bayılıp bir de üstüne iki dandik elemanın çaldığı saçma sapan şarkılarla sözde kopmalı, bol bol snapchat story'li yazlardansa, akşamüstü serinliğinde güneş batarken denizin ve gün batımının keyfini çıkarmak çok daha anlamlı benim için.


Bu karelere baktığımda nedense aklıma her seferinde aynı hüzünle Deniz Seki'nin Yakamoz sözleri düşüyor. Sanırım fotoğraflar çekilirken o an hissettiklerimi de en güzel bu şarkı anlatıyor. 

Unut beni.
Yakamoz misali,
Vururum belki denize. 
Kimin aklına gelirim sence?
Okudun beni gecelerce.


Sevgiler ve kocaman öpücükler.
Ali. <3


Şort: H&M
Plaj: Green Beach / Kuşadası