20 Aralık 2014 Cumartesi

Youtube Camiasının Küçük Ayşegül'ü: makyajmidedin

Ayşegül Kaplan namı-ı diğer makyajmidedin, youtube camiasında son dönemlerde adından en çok söz ettiren isimlerden. Gerek tarzı, gerek makyaj stili gerek de duruşuyla camianın diğer vloggerlarından sıyrılıp kendine yavaştan bir yer edinen Ayşegül'ü yeni yıla yakın bloguma konuk edip şöyle birlikte çok eğlenceli bir sohbet edelim istedim!

Ladies and gentleman, please welcome, Ayşegül Kaplan!


"klişeyi sevmeyen kız!"

Ali Rıza T.: Youtube'da kısa süre önce yayınladığın "Gelin Tanış Olalım" videonu tüm Türkiye biliyor artık. Ben de en az 10 kere izlemişimdir. Bunun yanı sıra bana  3 kelimeyle Ayşegül Kaplan'ı tanımlamanı istesem ne söylersin?
Ayşegül: Klişeyi sevmeyen kız! (Tuncher'im sen yapmasaydın :)))

Ali Rıza T.: Nasıl başladı bu vlog macerası? Bir sabah yataktan kalkıp "ya hadi bir makyaj yapıp videosunu da Youtube'a koyayım" mı dedin?
Ayşegül: Yıllardır hem makyaj içerikli hem de farklı içeriklerdeki yabancı youtuber'ları izleyip artık evde televizyon izlemediğimi fark ettim. Oldum olası özel ya da kamu sektörünün bana yapıştırdığı içi boş sıfatları da sevmedim. Bir sabah bu saçma diktadan sıkılıp neden keyif aldığım şeyi yapmayayım dedim. Aslında böyle başladı diyebilirim.

Ali Rıza T.: Yaklaşık 20.000 abonen var ve en çok izlenen videodan da 35.000'i görmüş fakat sen çok da eski sayılmazsın. İnsanlar makyajmıdedin'i neden sevdi sence?
Ayşegül: Sanırım enerjik ve canlı olmamı sevdiler. Yani bu sorunun yanıtını ben de tam bilmiyorum. Klişeye düşmemeye çalışıyorum. Bir şeyi "başkası yapsa ben nasıl izlemekten keyif alırdım" diye düşünüp öyle çekmeye çalışıyorum. Makyaj yapıyorum ama her şeyden bahsediyorum. Kendimi izleyici gibi düşünüp, kendi ilgimi ayakta tutacak şeyleri yansıtmaya çabalıyorum. Umarım işe yarayan budur. Değilse ben bu işi çok yanlış anladım demektir.Tabii %100 çalışıyor diyemem. Ben, kendim gibi zevkleri olan takipçilerle yoluma devam ediyorum.



"kafama ne eserse, ortam ne gerektirirse"

Ali Rıza T.: Ben seni gerçekte de tanıdığım için gönül rahatlığıyla stilini de çok sevdiğimi söyleyebilirim. Sen makyajla stil arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsun?
Ayşegül: Aliciğim çok hoşsun gerçekten. (gülüyor) Ben kendi üzerimde makyaj ve stil arasında pek bağlantı kuramıyorum. Bir stilim var mı onu da bilmiyorum. Daha çok buna "kafama ne eserse, ortam ne gerektirirse" stili diyebilirim. Çünkü maalesef moda, kıyafet kapsamındaki şeyler pek ilgimi çekmiyor. Yapabilen insanlara çok öykünüyorum. Benim makyaja gösterdiğim özeni, tepeden tırnağa gösterebilen insanlara gerçekten hayranlık besliyorum. Ama benim doğamda aşırı rahatlık olduğu için, kendimde bu ilişkiyi çok kurcalamak rahatsızlık veriyor.

Ali Rıza T: Günlük hayatında bolca tercih ettiğin sneaker tipi ayakkabılarınla ünlüsün sen aslında, rahat da bir kızsın. Peki genel "beauty vlogger" imajının aksine çok daha sportif bir imaj çiziyor olman senin için bir artı mı yoksa eksi mi?
Ayşegül: Şimdi sen böyle sorunca beni de bir düşünme aldı açıkçası. Ne kadar zor sorular bunlar Ali. (gülüyor) Standart bakış açısıyla düşünürsem benim kadar rahat bir "beauty vlogger" normal şartlar altında pek de iş yapmazdı zannediyorum. Çünkü "beauty vlogger" dediğin şeyin güzelliği temsil etmesi gerekirken ben çoğu zaman rahatlığı temsil ediyorum. Ama benim taş bebek olmak gibi bir amacım da yok. Hem makyajın, hem hayatın benim cephemden görünen tarafını aktarıyorum. Bu işin tek bir oluru olsaydı, birden fazla da "beauty vlogger" a ihtiyaç olmazdı sanıyorum.

Ali Rıza T.: Çalıştığın ajansla bir sorun yaşadın kısa dönem önce ve onlardan bağımsız olarak videolarını artık evinde çekiyorsun. Hangisi daha avantajlı senin için? Ev ortamı mı ofis mi?
Ayşegül: Bu iş için kurulmuş özel bir stüdyo kullanmak tabii ki güzel bi' şeydi. Ama ben kesinlikle doğru kararı verdiğime inanıyorum. Evin rahatlığı ve doğallığı esas olarak "makyajmidedin" kanalımla örtüşen şey zaten. Tek çekincem görüntü kalitesinden yana olmuştu. Onu da aştım çok şükür.

Ali Rıza T.: Sosyal medyada "cildi çok parlayan vlogger" gibi entrylere oldukça maruz kaldın bir dönem, bunun nedeni kullandığın yapay ışıklar mıydı?
Ayşegül: Bu yorumlar beni rahatsız etmediği için maruz kalmak diyemem aslında. Ben parlak ve canlı cilt duruşundan hoşlanıyorum. Farkettiğim ise bu kalıbı olumsuz motivasyonla kullanan kişilerin makyajda porselen görünümünden hoşlandıkları oldu. Tarz meselesi. Tabii kullandığım aydınlık ürünlerin üstüne stüdyo ışıkları aşırı derecede ekleme yaptı, onu kabul etmem lazım ama rahatsız olmuş olsam, videoyu editleyen benim, yayınlayan benim. Yayınlamaz çöpe atardım. Yapmadım, çünkü rahatsız olmadım.



"tek taşımı kendim aldım..."

Ali Rıza T.: Ee Ayşegül'ün instagramında ne zaman tektaş fotoğrafı görüyoruz bakalım?
Ayşegül: Ahaha tek taşımı kendim aldım, demek istersem de bin yıl sürer. Koca bulayım desem de...

Ali Rıza T.: Ayşegül'ü tanımlayan koku hangisi peki?
Ayşegül: Yasemin!

Ali Rıza T.: Bana asla vazgeçemeyeceğin 5 kozmetik ürününü sayabilir misin?
Ayşegül: Guerlain Meteorites Pudra, Mac Ruby Woo Ruj, Chanel Vitalumiere Aqua Fondöten, Lancome Hypnose Maskara ve Mac Prep+Prime Aydınlatıcı!

Ali Rıza T.: Hayatından MAC'i çıkarabilir misin? Yoksa sen de bir MAC Addict misin?
Ayşegül: MAC'e özel bir hayranlığım yok. Aynı kalite ve renk skalasındaki mat ruju ve farı başkası yapsın, gidip onun kölesi olayım.

Ali Rıza T.: Son olarak ömür boyu sadece bir makyaj stili kullanmak zorunda kalsan bu hangisi olurdu?
Ayşegül: Kesinlikle bordo ruj ve naturel göz makyajı! Benim bebeğim gibi bi' şey.

Ali Rıza T.: Bana zaman ayırıp, yılbaşına yaklaştığımız bu günlerde bu güzel röportajı kabul ettiğin ve bloğuma konuk olduğun için çok teşekkür ederim, başarılın çok kocaman devamını dilerim!
Ayşegül: Ben teşekkür ederim beni bloguna konuk ettiğin için tatlı çocuk!