27 Nisan 2014 Pazar

Film İncelemesi: Frozen (2013)

Bu hafta film incelemelerinde son zamanların en başarılı animasyonlarından kabul edilen ismine karşıt sımsıcak bir konuğumuz var, Frozen.


Tangled'in yaratıcılarının elinden çıkan Frozen bir diğer ismiyle Karlar Ülkesi, Disney'in bugüne kadar en çok ses getiren yapımı aslına bakarsanız.  Kristen BellIdina MenzelJonathan GroffJosh Gad ve Santino Fontana tarafından seslendirilen film, Disney'in 53. filmi olmasının yanı sıra en çok da hasılat yapan filmi oldu. 150 Milyon $ harcanarak çekilen film, şu ana kadar Disney'e 1 milyar $ üzerinde para kazandırdı ve dünyanın en çok izlenen 6. filmi olarak kayıtlara geçti. IMDB'de 7.9 gibi bir puanla büyük başarı elde eden film, En İyi Şarkı ve En İyi Animasyon dalında iki adet Oscar sahibi. Chris Buck ve Jennifer Lee gibi deneyimli iki yönetmenin elinden çıkan Frozen, Andersen'in The Snow Queen'inden uyarlama. Müzikal dalında başarılı bir örnek olan animasyon, Christophe Beck'in müzikleri ve Idina Menzel'in film için kaydettiği Oscar ödüllü Let It Go ile size inanılmaz bir film deneyimi yaşatıyor. Türkçe dublajı ise inanılmaz başarılı olan Frozen, karlar ülkesinde sizi sımsıcak bir yolculuğa çıkarıyor. 


Elsa (Idina Menzel) ve Anna (Kristen Bell), uzak bir krallığın iki prensesidir. Abla olan Elsa, kontrol edemediği sihirli buz gücü nedeniyle Anna'ya bir gün oyun oynarken zarar verir. Güçlerini kontrol edemediği için herkesten uzak, sarayda bir odada yaşayan Elsa yıllar boyunca kardeşini görmez. Kral ve kraliçenin ölümüyle tahtın varisi olan Elsa, yıllar sonra krallığın başına geçmek için ortaya çıkar. Fakat yine güçlerini kontrol edemediği ve bu durumdan bıktığı için uzaklara kaçar, Anna ise ablasını bulmak için onun izini sürmeye başlar. Anna bu sırada krallığı ise aşık olduğunu sandığı prens Hans (Santino Fontana)'a emanet eder. Fakat ablasını ararken tanıştığı Kristoff (Jonathan Groff)'a aşık olur. Macera burada başlar.


Eleştirilere gelecek olursak, öncelikle Disney'in tamamen tarzını değiştirmiş olduğunu göreceğiz. Genellikle yarattığı güzel ama saf, güzel ama narin prenses temasından sıyrılıp güzel, güçlü, akıllı kombosuyla yarattığı prensesler ile yoluna bu filmde de devam ediyor. Öncesinde Brave, Tangled gibi filmlerde bunun örneklerini görmüştük. Filmde biraz da klişelere baş kaldırış var aslında. Anna karakterinin optimistliği ve iyi niyeti zayıflık yerine güçlülülük olarak resmedilmiş, bunun yanı sıra da ilk görüşte aşk denen bir şey olmadığı aşkın biraz da mantığa dayandığı da vurgulanıyor. Filmin ana teması olan "herkes gider, kardeşin kalır" teması ise genelde "yalnız" olarak verilen Disney prenseslerini bu sefer daha güçlü kılıyor. 


Konuşan kardan adam Olaf ve geyik Oaken ile zenginleştirilmiş film, aldığı beğenilerin yanı sıra sinema çevrelerinden sağlam eleştiriler de aldı aslında. Elsa, karakterinin hiçbir erkekle ilişki yaşamaması kafalarda "lezbiyenlik propogandası" işaretleri bıraktığı için muhafazakar kesimler tarafından nedense fazlasıyla eleştirildi. Disney'in yıllarca yarattığı aptal sarışın prenses modellerinden sonra ortaya çıkan bu prensesler ise fazla feminist bulunduğu için yine aynı çevrelerden sağlam eleştiriler aldı. Öyle veya böyle, benim gibi bir animasyon sevdalısı değilseniz bile Frozen mutlaka izlemeniz gereken bir film. Buz gibi bir karlar ülkesi, hiç bu kadar sımsıcak ve samimi olmamıştı!


"She is my sister, she would never hurt me." 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder