22 Mart 2014 Cumartesi

Film İncelemesi: Bi' Küçük Eylül Meselesi (2014)

Film İncelemeleri köşemizin bu haftaki konuğu son zamanların en çok ses getiren yapımlarından, sımsıcak bir aşk hikayesi olan Bi' Küçük Eylül Meselesi


Farah Zeynep Abdullah ve Engin Akyürek'in başrollerini paylaştığı Bi' Küçük Eylül Meselesi, Türk Sineması'nda son zamanların en çok ses getiren yapımlarından biri oldu. Bi Küçük Eylül Meselesi, IMDB'de 7.9 gibi çok sağlam bir rakamla karşımıza çıkıyor. Öyle Bir Geçer Zaman Ki ile şöhreti yakalayan Farah Zeynep Abdullah ve Fatmagül'ün Suçu Ne? ile karşımıza çıkan Engin Akyürek için başarılı bir dizi geçmişinden sonra vurucu bir darbe bu film. Sevgililer gününde vizyona giren film, Nil Karaibrahimgil'in Kanatlarım Var Ruhumda isimli şarkısıyla bir bütün olup sizleri filmin çekildiği Bozcaada'da harika bir serüvene çıkarıyor.


Eylül (Farah Zeynep Abdullah), hayatının baharında hiçbir şeyi takmayan fazlasıyla metropollü genç bir kadındır. Sevgilisi (Onur Tuna) ve yakın arkadaşı (Ceren Moray) ile bir çekim için gittiği Bozcaada'da Tekin (Engin Akyürek) ile tanışır. Ve Eylül burada kendinin tamamen zıttı bu adamla bir öyle bir böyle bir aşk yaşamaya başlar. Eylül, şehirli bir kadın onun aksine Tekin ise Bozcaada'da yaşayan yaşamını karikatür çizerek kazanan bir adamdır. Bu aşk, Tekin'in küçük arkadaşı Gülşah (Serra Keskin)'in ara bulucuğuyla başlamıştır. Bir ay boyunca Bozcaada'da herkesten uzak Tekin'le zaman geçiren Eylül aylar sonra kendini Tekin'e aşık olmuş bir şekilde bulur. İstanbul'a döndükten sonra geçirdiği trafik kazası sonucu hafızasını kaybeden Eylül'ü Bozcaada'ya geri çağıran bazı şeyler vardır. İşte hikaye burada başlar. 


Filmin eleştirilerine geçecek olursak öncelikle oyunculuklardan başlamamız gerekir. Farah Zeynep Abdullah, Eylül karakteriyle kariyerinin zirvesini görmüş olmalı. Karakter o kadar sağlam ve gerçek ki Farah Zeynep, bizi adeta perdenin karşısında büyülüyor. Yeteneği ve güzelliği birleşince de Farah Zeynep Abdullah, sinemamız için son zamanların en iyi genç kadın oyuncusu denebilecek bir yere geliyor. Engin Akyürek ise Farah'ın yanında çok az sönük kalıyor. Oynadığı Tekin karakteri biraz oturmamış gibi ama her ne olursa olsun o da şahane bir oyunculuk dersi veriyor. Film boyunca bu yakışıklı adamdan çirkin diye bahsedilmesi ise biraz komik. Serra Keskin, Gülşah karakteriyle keşke daha çok filmde yer alsaydı dedirtiyor adama. Ceren Moray ve Onur Tuna ise yan karakterler olarak gayet başarılı. 


Filmin mutfağına gelecek olursak karşımıza çoğumuzun ismen bildiği Ezel'in senaristi Kerem Deren çıkıyor. Kerem Deren, ilk uzun metrajlı sinema filmiyle yönetmenlikte gerçekten sağlam şeyler vaad ediyor. Filmde sürekli bir "flashback" yani geçmişe dönme tekniği kullanılması izleyiciyi biraz sıkabiliyor. En azından benim bir süre sonra beynim allak bullak olmuştu açıkçası. Gökhan Tiryaki'nin usta görüntü yönetmenliği ve mekan çekimlerinin Bozcaada'da yapılması sizleri dehşet bir görsel ziyafete davet ediyor. Sanat Yönetmeni olarak ise karşımıza Haluk Ünlü çıkıyor ki bence en büyük takdiri o hak ediyor. Çünkü gerek mekanlar gerek de kostümler ki özellikle Eylül karakterinin stylingi muhteşem. Erdil Yaşaroğlu'nun Tekin karakteri için çizdiği karikatürler ise filme ayrı bir renk katıyor. 


Bi' Küçük Eylül Meselesi, tam anlamıyla bir dram içermekte. Filmin yarısından sonra daha net hissedebileceğiniz aşk ve dram öğeleri sulu gözlü hatunlarımızı ağlamaktan öldürebilir. Aslında klasik "fakir oğlan-zengin kız" konusu filmin orijinalliği sayesinde size o klişeyi bir gram hissettirmiyor. Filmin senaryosu ise çarpıcı sözler, güzel göndermelerle dolu. Instagram sahnesinde "anı yaşa, fotoğrafı aklınla çek" mesajı verilirken, "aşık olmak için fazla neşeliyim ben" gibi güzel repliklere de yer veriliyor. Kısa sürede bir marş haline gelen filmin şarkısı Kanatlarım Var Ruhumda ise Nil Karaibrahimgil'in yorumu ve Eylül karakteri ile bir bütün oluyor.


"-aşk mı bu? olamaz di mi? 
+eğer soruyorsan değil demektir."


2 yorum:

  1. Film ile ilgili barındırdığım tüm düşüncelerini dökmüşsünüz. Kesinlikle filmin o başlangıç sahnesi ve o şarkı bana güven veriyor her izlediğimde-dinlediğimde. Ve o "Ben aşık olmak için fazla neşeliyim." repliği filmden kendime kılıf yaptığım en güzel replikti. Yani kısaca bu film izlenmeli. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim güzel yorumların için. ^^

      Sil