14 Ocak 2014 Salı

Golden Globes 2014: Red Carpet

Aslında Golden Globes hakkında bir şey yazmamaya yeminliydim. Çünkü beni çeken hiçbir şey yoktu bu seneki ödül töreninde zaten o yüzden de hiçbir kelime yazasım yoktu bu etkinlik hakkında. Fakat gel gelelim o kadar çok "ya Ali bir altın küre yazsan da okusak" isteği, serzenişi aldım ki ufak tefek bir şeyler karalayayım dedim. Hazırsanız karşınızda sosyetenin birbirine hava atmaya geldiği film galalarından farksız bir kırmızı halı var!


Karşımızda Zac Posen tasarımı tuvaletiyle Lena Dunham. Girls dizisini izlemeye her ne kadar üç yüz kez niyetlendiysem de her seferinde ya ilk bölümde ya da ikinci bölümde bıraktım, şu diziye bir türlü ısınamadım. Lena Dunham bu tuvalet içerisinde patlayacakmış gibi görünüyor. Özellikle göğüs kısmı gerçekten can çekişiyor. Sarıyı hiç sevmem ama Lena Dunham'da daha da sevmedim.  


Emma Watsons'ın inanılmaz derecede eleştirilen Christian Dior elbisesine gelelim isterseniz. Bence arkadan gayet de dünyanın en cool elbisesi gibi görünürken ön tarafı gerçekten de içler acısı. Eğer daha şık bir ön tarafı olsaymış elbise tadından yenmezmiş. Pantolonu ve derin sırt dekoltesi çok hoş, ayakkabılar ise rengi açısından idare eder. Saçından ise artık iyice irrite olmaya başladım. Emma Watsons'ın saçlarını kısa veya toplu değil de uzun ve dalga dalga salınırken görmek en büyük dileğim.


Ralph Lauren elbisesiyle Lupita Nyongo gecenin en şık kadınlarından biriydi tartışmasız. Bana Cameron Diaz'ın Met Gala 2013'de giydiği mavi tuvaleti andırmadı değil. Kendisinin kim olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadığından cahilliğime veriyorum fakat o çikolata tenine o elbisenin muazzam gittiğini de belirtmekten geri kalmıyorum.


Taylor Swift'i diğer moda bloggerlarının aksine sevenlerdenim ben. Hatta kendisini sokak stili ikonu olarak bloguma konuk da etmiştim. Carolina Herrera tasarımı bu elbiseyi de beğendim ama nedense Taylor'ın üstünde beğenemedim. Biraz çiğ geldi bana saçından mıdır başından mıdır. Hele ki şu bukle bukle 1930 model saçları hiç ama hiç olmamış. Üzgünüm Swiftie.


Heidi Klum'a da ayrı bir sempati duyarım. Benim şu hayatta en beğendiğim modellerin başında gelir Heidi Klum. Victoria's Secret denince aklına Adriana Lima değil de Heidi Klum gelenlerdenim ben. Marchesa tasarımlarını gerçekten çok iyi taşıdığını düşündüğüm Heidi maalesef bu gece geçerli not alamadı benden. Özellikle şifon ve floral kumaşları gerçekten gözümü yaktı. Daha modern floral desenler ve daha sofistike bir kesim elbiseyle Heidi hak ettiği şıklığı yakalayabilirdi bana kalırsa.


Türkiye'deki neredeyse herkesin AVON'un yüzü olarak tanıdığı ama aslında başarılı da bir oyuncu olan Reese Witherspoon var sırada. Calvin Klein tasarımı elbisesi gayet sade fakat rengi siyah olsa çok daha şık olurdu sanırım. Şu görüntüsüyle Zahide Yetiş'e benzettiğim Reese Witherspoon olmasa da olurdu dediklerimden.


Kırmızı halının güzel annelerinde sıra. Olivia Wilde, Gucci tasarımı payetli yeşil tonlarında kapalı elbisesiyle gerçekten çok hoş görünüyor. Ayrı bir sevgi ve saygı duyduğum Drew Barrymore ise Lhuillier tasarımı elbisesiyle çok ama çok tatlı görünüyor. Hadi allah analı babalı büyütsün.


Yine bir Zac Posen elbiseyle Sofia Vergara var sırada. Eteğinin abartılı kabarıklığı dışında bence gayet hoş görünüyor fakat bana kalırsa saçlarını biraz kısaltmalı. Kadınlar saçlarına her ne kadar kıyamasa da son senelerde daha kısa kesimli saç modelleri çok daha modern ve revaçta. 


Gurung tasarımı tuvaletiyle Sandra Bullock sanırım hayatının en kötü kırmızı halı görünümlerinin biriyle kırmızı halıda arz-ı endam etti. Gerek kumaşı gerek uyumsuzluğu gerek modeli gerek de inanılmaz göze batan elbise dikişleriyle bu elbise Bullock'u çok kötü göstermiş. Rustik ayakkabı modeliyle ise üstüne tüy dikmiş.


Benim yine inanılmaz sevdiğim Julia Roberts ve maalesef gözleri kör edercesine rüküş Dolce&Gabanna elbisesiyle hayatının en büyük hatalarından birini yapmış olabilir. Fazla söze gerek yok sanırım, yaşıtlarından Nicole Kidman'ın kırmızı halı şıklığından biraz örnek almasını öneririm.


Amber Heard ile Versace'nin muhteşem uyumu diyorum ve susuyorum. Bana kalırsa gecenin açık ara en şık kadını.


Zoey Deschanel ile Oscar de la Ranta'nın işbirliği gerçekten olmasa daha iyi olurmuş. Ben Zoey'nin rüküşlüğünden bıktım usandım o bu aykırı rüküş tavrından bıkmadı. Saçına taktığı tokası, tütüyü ve bluzu andıran elbisesi ile Zoey yine benden geçer not alamadı.


Jennifer Lawrance, Dior'u çok seviyor bunun hepimiz farkındayız ama Dior sanırım onu o kadar da sevmiyor. Sosyal medyanın en çok eleştirilen ve dalga konusu olan görünümüyle karşı karşıyayız. Lawrance'in saç kesimi yüzünden elbise de inanılmaz sırıtmış. Ben straplez elbiselerde uzun saçı her zaman tercih ediyorum. Bantlar olmasa daha iyi olurmuş gibi ne dersiniz?


Kapanışı ise Emila Wickstead tasarımı elbisesiyle Caitlin Fitzgerald tarafından yapmak istedim. Ayakkabıların tatlılığı ve elbisenin ciciliği gerçekten inanılmaz sevimli. Saçı ve makyajı ise çok uyumlu. Tamam kabul Golden Globe için ne kadar uygun ne kadar değil tartışılır amma ve lakin yüzümde harika bir gülümseme bıraktığı bir gerçek. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder