28 Kasım 2013 Perşembe

Kampüs'ten bildiriyorum. #1

Hello bitches, this is Ali Rıza calling.

Sonunda hazırlıkta bir basamak atlamış oldum ve ilk kurum olan BST Level'i bitirdim hem de benden hiç beklenmeyecek çok yüksek bir puanla. Biraz çalışsaymışım tam puanla geçecekmişim yani o derece düşünün artık. Şimdi önümde bir haftalık bir tatil var bu yüzden de rotam İstanbul olacak. Hazır İstanbul'a gitmeden size şöyle bir post hazırlayayım dedim. Bundan sonra da "Kampüs'ten bildiriyorum" adlı bir yazı dizisi halinde yediğimi, içtiğimi ara sıra sizinle paylaşıp derşarj olucam. If you're ready, let's start it!


Kim demiş okul sıkıcı diye. Bakın aralarda bile ne kadar eğleniyorum. Her daim eller havaya modumdan okulda bile hiçbir şey kaybetmiyorum.


Size okulumuzdan değişik manzaralar sunmak istiyorum. Üniversite Tanıtım Komitesi gibiyim reklam yapa yapa bir hal oldum.


Okulumuza Starbucks açılacağına göre artık aralarda sırf kahve içmek için arabayla ta Agora'ya gitmemize gerek kalmadı. Ama öğleden sonra kahvesiz de hiç ders çekilmiyor abi. Çok afedersiniz osura osura uyuyoruz yoksa.


Ve de bugün okulumuzda düzenlenen "Trivia Quiz for BST and CST Levels" adlı yarışmada grup olarak birinciliği göğüsledik ve bu kuru jübile yaparak zirvede bıraktım. Çünkü her şeyi tadında bırakmak lazım arkadaşlar.


Benim şu antin kuntin çaylara olan merakımı hepiniz iyi biliyorsunuz ve şimdi de şu beyaz çay olaylarına taktım. Kipalarda üç buçuk lira gibi bir fiyata bulabileceğiniz bu yarım litrelik meyveli beyaz çaylar hem çok güzel hem de sağlıklı. Sırf şu şişesi için alınır yani. Sizin de böyle çay önerileriniz varsa lütfen bana yazın.


Bu ara okuyup bitirdiğim iki kitap var bir de. İlki "Kızım Amy" diğeri ise "Ay Hadi İnşallah". Kızım Amy'i alalı çok olmuştu ama çok sürüklemediği için beni zar zor bitirdim ama Amy'nin aşk uğruna yaptıklarını görünce insan bir kötü olmuyor değil yani. Büyük kadınmış rahmetli. Ay Hadi İnşallah ise Pucca'nın dördüncü kitabı. Diğer üçü kadar sürükleyici değil ama yine de çerez niyetine gidiyor yalan yok.


Pretty Little Liars, yeni başladığım dizilerden. Büyük bir fan kitlesi olduğundan ben de kaale alıp izleyeyim dedim. Beş tane küçük orospudan başları olan asıl orospu esrarengiz bir şekilde ölünce diğer dört orospuya olanların ekrana geldiği bir dizi. Öncelikle dizinin 45 dakika olması yüzünden ufunet geçiriyorum çok sıkılıyorum. İkincisi de dizide yoğun bir ergenlik ve yoğun bir orospuluk olduğundan çok sinirleniyorum izlerken. Daha ilk sezonunda olduğum dizi "orospuluk, sinsilik, yalancılık, gavatlık" sevenler için birebir.


2 Broke Girls ise son zamanlarda beni anıra anıra güldüren tek komedi. Ben bu diziyi neden sevdim diye düşünürken arkasında Sex and The City'nin yaratıcılarının olduğunu görünce nedenini anladım. Vasat bir lokantada ortalama bir garson olan Max ile sayılı zenginlerden olup babası iflas edince ortada piç gibi kalan Caroline'ın yollarının kesişmesi dizimizin asıl konusu. IMDB'sine aldırmayın derim, bu diziye deli gibi güleceksiniz!


Son olarak da hiç sevemediğim Zoey Deschanel'i belki severim diye başladığım New Girl var. Arkadaşlar ikinci sezonun ortasındayım ama Zoey'i hala sevemedim. Bir basiretsiz bir kaknem geliyor bu kız bana. Öğretmen Jess'in üç erkekle aynı evi paylaştığı dizimiz sit-com kategorisinde ortalama bir dizi bana kalırsa. Değişik bir konu, keskin karakterler mevcut. Fakat bazı karakterlerde sorun var. Mesela ben Schmidt'in gay mi yoksa karı kız düşkünü mü olduğunu hala çözemedim. Onun dışında diğer herkes söylediğim gibi çok karakteristik.


Son olarak da en bu aralar her gün dinlediğim albümden bahsetmek istiyorum. Erdem Kınay Proje 2, Türkiye'de ciddi anlamda şu ana kadar yapılmış en iyi club albümlerinden. Demet Akalın, Aynur Aydın, Bengü, Murat Boz gibi çok sağlam dört adama yer verilen albümde bir de Sibel Can gerçeği var ki akıllara durgunluk veriyor. Öyle arabesk bir hatun nasıl olur da bu kadar iyi disko pop söyler diyor insan. Merve Özbey denen ılık sesli karıyı da sevemedim açık söyliyim. Eğer dinlemediyseniz bu albümü muhakkak dinlemelisiniz.



Siz bu aralar neler yaptınız?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder