24 Mart 2013 Pazar

Only YGS Can Judge Me, Baby.

Hello, bitches.

Hepinizi çok ama çok ama çok ama çok ama çooooook özledim. Resmen aylardır bloguma hiçbir şey yazamıyordum ve bu tam olarak bana bir evlat acısı gibi koyuyordu. Ama hazır YGS de bitmişken artık her şeyi yazabilirim.

Sizi biraz boşlamış olabilirim kabul ediyorum ama bu süre zarfında asla boş durmadım. Öncelikle çok güzel projelere başladım. Bu projelerin içerisinde çok yakından takip ettiğiniz ünlüler, çok sevdiğiniz diziler ve daha daha neler var. Hiçbiri de sağolsun beni kırmadı hepsi olabildiğince yardım et. Hepsini öperim çokça.

Şimdi diyeceksiniz ki YGS nasıldı? Abi çok saçmaydı lan. Harbiden. Bak öncelikle sürem yetişmedi zaten en büyük sıkıntı o. Kendi alanım sosyalde bile bir mal gibi kaldım yani hele ki bazı felsefe soruları gerçekten beni kahretti. Trafik büyük bir sıkıntı olmadı yol çok az sıkışıktı. Gayet de 40 dk önce salondaydım. Ha girişte üstümüzde ne kemer bıraktılar ne küpe ne bir şey. Fakat nedense şu türbanlı ablalarımız laylaylom bir şekilde hiç aranmadan sadece türbanlarına dokunularak salonlara gönderildi ki bizlerin çüküne kadar bakıldı. Neymiş sosyal adalet hanimiş hukuk devleti? Ben sınava kalemimi bile sokamazken o ablalar allah bilir dört kat montlarının içinde ne kulaklıklar ne kopyalar soktu. Orası da insanın vicdanına kalmış iş, çok da sikimde.

Sınav salonuna bir girdim abi 13. sıra. Uğursuzluğun böylesi. Sıranın ayağı aksak oynuyor duruyor, sinirlerim iyice laçkalaştı. Start bir verildi benim midemde Anzavur Ayaklanması çıktı. Acayip sesler geliyor çok ilginç enzimler salgılanıyor. Relaxlıktan ölecek ben resmen bir ara kıvrandım. Sosyale baktım 20 soru geçtim Türkçe'ye. Oradan 20 soru geçtim Matematik'e... Derken derken sonunda bir tane fen yaparak sınavı tamamladım. Bir de sınıftan atarlı bir çıkışım var ki resmen çılgın attım sonunda. Her neyse çıkışta bir de ne göreyim ulan herkes yarım litrelik pet şişelerle sınavdaymış ben ise bir buçuk litrelik suyla sınavı geçirmişim. Sanki hipopotamım amk. Ama o kapıdan çıktığım anki rahatlığı sizlere anlatamam. SİKMİŞİM SINAVIIIIIII LAAAAN modunda deli dana gibi annemlerin yanına koştum. Sonuçta kanka ben deli gibi kassam da üç aşağı beş yukarı o sınav ortalama geçecekmiş. Diyorum ki oturup bütün senemi testlere vermektense çok daha güzel şeyler yaptım ve bunun mutluluğu paha biçilemez.



İşte YGS'den geriye kalan biraz içilmiş damacanam, milli eğitimin güzel kalemleri, kaliteli silgisi, bok gibi şekerleri ve pembe kalemtraş hehehe.

Sıradaki YGS mağdurları ve YGS'ye girecekler, size bir abi tavsiyesi. Hayatta hiçbir şey kendinizi üzmeye değmez. Hayatınızı üç saatlik bir sınava bağlamayın, başka hayallerin peşinden gidin. Olacağı varsa zaten olur.

Xoxoxo.
Loser Boy Rıssa.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder